fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
O Gece.... |
|
|
Ay on dördünü doldurmuş, geceye kandil olup, tüm güzelliğiyle nur saçıyordu...
Bir yıldız aktı ve imza attı gökyüzüne o gece!
Sihrine kapılıp büyülenmiştim...tüylerim tiken tikendi...ve sanki ruhuma batmaktaydı…
Gözlerim daldı,aldandı hülyalara,
Hüzünlerin medcezirine meskundum o gece!
Ruhum transa geçmiş…
Rabıta halinde semazen olmuştum,
Kör karanlık melodisini çalarken…
Döndü, döndü, döndüm o gece!
Rüzgar soğuk soğuk nefesle neyini üfleyip, gözüme inci düşürürken...
İrkildim!
Uyandım!
Kendime geldim birden o gece!
Ayarsız nefes alış verişim,
Kontrolsüzce, hızlı ritimli kalp atışım,
Soğuktan nasırlaşmış ellerimi ovuşturuşum,
Paraşüt atlayıp, kayak yapan düşüncelerim
Ve taze yağmur içmiş toprak kokusu hatırıma gelen!
Sanki bir omzumda güneş´i, ötekinde de ay´ı taşıyordum ben hepten!
Düşüncelerimin ağırlığından, başım önüme düşercesine…
Bükük bir boyunla, sanki yer mıknatıs gibi çekercesine…
Hırçınlaşmış bir çocuğun öfkesiyle,
Tomurcuk gibi yumruklaşmış ellerle yürüyordum o gece!
Nereye gittiğimi bilmeyerek...
Kafes içinde kuş misali „bir oraya - bir buraya“ çarpıyordum ben o gece!
Ateşin ortasına düşmüş akrep misali,
Kendimi zehirleyecektim o gece!
Durdum!
Sanki taş oldum, kaya oldum, dağ oldum yerince...
Gözlerim yönünü semaya nazar ederken…
Geceyi kucaklayıp, annemi öpercesine, öptüm o gece!
Ürperdim…korktum, tir tir titredim Azrail görmüşçesine…
Derin derin nefes aldım sanki son nefesimi verecekmişçesine…
buharlaşan gönlüme şefkatle gelen kurtuluş fermanı nerde?“
Diyerek gözlerimi kapadım ben o gece!
Dilek?
Tutmadım!
Düşündüm sadece!
Düşümdün ancak, ve sanki gökten düşüşümdün o gece!
Tutmazsa dedim, batıl inanç dedim!
Çelişki dolu ben, bir yandan kendimi çay bardağı kırarcasına kırarken...
Diğer yandan da bir ümit filizi yeşertip, çiçek misali açmasını diledim o gece!
Yine adressiz, yine nereye gittiğimi bilmeyerek,
Sisli bir beyinle yoluma devam ettim o gece!
Aradan kaç gece, kaç yıl geçti bilmiyorum!
Takvim kağıtlarını hiç koparmadım, kullanmıyorum!
Ve yine kafam allak bullak, ayna misalidir halime o gece!
Düşünce ve hisler aşure misali karışmış derbederce...
Halen çözmeye çalışmaktayım hece hece...
“yıldızım ol, kurtar beni bu kavgadan”dercesine...
Çözemiyorum, her şey puslu ve sinsice...
Ve sanki o geceden bu geceye, “bir adım ileri - iki adım geri” misali ilerliyorum...
Belki tutar... Belki yutar...belki bugün, belki yarındır o gece!
Diyerek... sonu yine başı olan dönme dolabına giriyorum ben her gece!
|
| |
|