 |
 |
|
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
sensiz qeceLer.. |
|
|
Günbatımında başlar özlemler. El ayak çekilmeye başlayınca bu yalancı kentten, kalırsın baş başa bir sen, bir yalnızlığın, birde özlemlerin… Ellerin üşümeye başlar yoksa sevgilin yanında… En büyük özlem de onadır ya Kendini hep yarım hep eksik hissedersin. Duvarlar üstüne gelir Onun yokluğunda. Yaktığın sigara bile senin gibidir biraz acı biraz kederli yanar.
Sonra bir şarkı tutturursun yada geliverir aklına. Söylersin ama O duymaz, istersin gelmez. Özlersin onu. Sonra bir bakmışsın iki damla yaş akmış yanaklarından ona doğru. Süzülürken yaşlar yanağından dudaklarına, öper de yollarsın o yaşları Ona. Özlemişsindir.
Sonra ardından bir sigara daha yakarsın sonra bir tane daha bir tane daha... Baktın olmuyor, bulamıyorsun bir çare atarsın kendini yatağa uyuyup kurtulmak için bu özlem acısından… Önceleri acı zannedersin ama, sonra anlarsın ki o senin sevginin ateşi, sevginde onun oksijeni. Ama bilemezsin ki her şey daha ağır daha acı olacaktır şimdi.
Kapatırsın ışığı girersin yatağa… Bir de bakmışsın bedenin yalnız, bedenin buz gibi. Ararsın beklersin bir dokunuş, bir sarılış… Uyurken duymak istersin o sıcak nefesin verdiği huzuru ama, sende bilirsin ki sağın karanlık solun karanlık. Hani alışmıştır kulakların duymak ister iyi geceler sözünü, küçücük masum bir öpücük istersin… Yalnızsın ne duyarsın ne hissedersin.
Bir serseri mayınsındır artık… İçin özlem yüklü yüreğinde bir derin yara beklersin uykuyu bir sağa bir sola dönüp. Dedim ya yalnızsın ne uykun gelir ne sızısı diner gönlünün. Uyumak için kapatırsın gözlerini gözünün önüne mutlu anlar gelir, gülümser sana. O tebessüm ettikçe senin yüzün asılır. Sonra haykırmak istersin içinden ama, olmaz. Sonra bir küfür sallarsın yalnızlığına bir isyan edersin özlemine. Kızıp durursun sonra uyuya kalırsın… Sabah kalktığında geceden kalma hüznün hala damarlarında dolaştığını hissedersin… Sonra iş güç derken uzaklaşıverir damarlarında dolaşan bu serseri hüzün…
Rahatlarsın.
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:21 am |
|
Mesaj: #1  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
Bugün sana üşüyorum, içimde sessiz çığlıklar ardı ardına kopuyor, arzularım yoklukla öpüşüyor. Bütün geceleri sabahlara bağlıyorum, senin bana ağlayışını hatırlıyorum, her sevişmemizden sonra sen bana sırtını döner ağlardın, ben niye ağladığını her soruşumda sen sadece bilmiyorum derdin ve ben kendimi her soruşumda suçlu hissederdim.
“Sen kendini suçlu hissettiğin için ağlıyordun , sen ağladığın için ben kendimi suçlu hissediyordum.”
Şimdi yoksun ama ben hala kendimi suçlu hissediyorum, belki de suç seni benden ayıranda ama bunu sende bende bilmiyoruz.
Şimdi yoksun; her telefon çalışında sen olmadığını bile bile telefonu ben açıyorum, ne olursa olsun dönmeni hep istedim, her sevişmemizden sonra ağla, teninde başka tenin kokusunu getir ama dön.
Her gecemiz gizli bir günahtı kendimizden habersiz, olup biten her şeye rağmen biz günah ağacının birer meyvesiydik ama sen hep ağlıyordun, Ah! Niye ağladığını bir bilsem, niye gittiğini ve gidişinden sonra dönmek istemediğini, Ah! Bir bilsem.
Bıktım, öylesine bıktım ki önünde diz çöküp sana “git eğer başka biri varsa ve seni ağlatmayacaksa ona git, beni terk et, yeter ki ağlama” ama ben bunları söylerken bile sen ağlıyordun.
“Siz hiç sevdiğinizi başka birine gitmesi gerektiğini söyleyecek kadar sevdiniz mi?”
Umutsuzum ve bugün sana üşüyorum, uzaksın, uzaklığın içimi üşütüyor, yokluğun içimi kanatıyor. “Birini unutman gerekiyorsa başka birine sığın” bunu sen söylemiştin bana, senin teninin kokusunda başka hiçbir tenin kokusunu solumadım, hiç kimseyle göz göze gelmedim çünkü seni unutmak istemedim, sen benim vazgeçilmezliğimsin, yüreğimde sana ait bir şeyler var ve yaşadığım sürece var olacak. Bugün sana üşüyorum çırılçıplak bir yürekle...
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:22 am |
|
Mesaj: #2  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
Elimde kalem senli birşeyler yazmak isterken, hani küçüklüğümüzde defter kenarlarına yaptığımız süsler vardır ya, onlarla dolduruyorum kağıdın her yanını...
" SEN BİR YERLERDE BEN BİR ŞEHİRDE AKŞAM OLUNCA BENİ HATIRLA!..."
Seninle konuşur gibi konuşmak istiyorum kağıtla...
Ama olmuyor cümlelerim kenar süslerinin arasında asılı kalıyor!...
Aklımdan deli fikirler geçiyor, sonra kendi düşüncelerime oturup kendim gülüyorum, yok olmaz diye...
O en sevdiğim resmini açıyorum, bakıyor, bakıyor, sonra susuyorum!!!...
Ben senin resimlerini değil ki, ruhunu özlüyorum, bunu bal gibi biliyorum!... Cümlelerini, paragraflarını, onlara kattığın manayı seviyorum, bunu ben bal gibi biliyorum ama kimbilir sen bilmiyorsun?...
Aklıma yolculuklar geliyor, yolun sana varacağını bildiğimden iptal ediyorum tüm biletleri...
Korkuyorum, geldiğim de, seni gördüğüm de, içimdeki seni bulamıyacağımdan çok korkuyorum İNAN!... Yokluğun da, içimde büyüyen sen, sana benziyor mu, kestiremediğimden çok korkuyorum!!!...
Bir kartalın ki kadar keskin bakışların, bakıyor mu başkalarına?...
Düşüncesi bile kanımı donduruyor, iliklerime kadar üşüyorum, O AN!!!...
Seni düşünmeye başlayınca, hani derler ya, kelimenin tam anlamıyla çin işkencesi yapıyorum kendime, olabileceklerin en acısını düşünerek!...
Sonra durup düşünüp içime düşürdüğüm yangınlara, yine kendim su serpiyorum...
Hayalinle, hasretimin sınırlarını ölçüyorum!!!
Öyle bir an gelecek ki, hasretimin sınırı bulunduğum şehrin sınırlarını aşacak, yolculukları göze alıp sana koşacağım!!!
Sonu, hayalimdeki seni kaybetmek bile olsa ( belki de olmaz), göze alacağım bunu!!!
Göze alacağım!...
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:23 am |
|
Mesaj: #3  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
içimdeki onca kalabalığa rağmen yalnızım...Meğer ne çokmuşsun bende.Sen gittiğini sandın değil mi?Ben de öyle sanmıştım...Ama hayır...Her şeyinle kalmışsın, giden sadece bedenin olmuş.Ruhun bende kalmış, gözlerin bende...Hasretin bende kalmış, özlemin bende...Sen bende kalmışsın, ben yalnızlığın içinde...
Gözlerinin karasında şimdi gecelerim...Susuşlarının sessizliğinde hayallerim...Sessiz çığlıklar biriktiriyor yüreğim...Yağmura inat akıyor gözyaşlarım...Engel olamıyorum, engel olmak istemiyorum.Yüreğimdeki bulutların resmidir onlar.Onlar katıksız bir sevdanın isimsiz şahitleridir.Dokunamam ki onlara...Onlar, bana senden tek hatıra.
Yağmur yağıyor bugün yine.Yüreğimin en kuytu köşelerine vuruyor damlaları...Sen de böyle bir günde gitmiştin...Yine yağmur yağıyordu, yağmura karışıyordu gözyaşlarım.Sen anlamıyordun sevgili...Yüreğimden akanları yağmur sanıyordun.Bir sevda daha yağmura karışıyordu ve damla damla eriyordu aşk...Gözlerimizin önünde bir bitiş sahneleniyordu ve son perdeyi oynuyorduk ikimiz.Peki ama neden bu kadar zordu "Hoşçakal" demek?Zordu ; çünkü senden sonra "Hoşça" kalmak mümkün müydü sevgili, mümkün müydü?..
Sen yüreğimde, yüreğim avuçlarımda şimdi.Yaşanmamış zamanlar, can çekişen umutlar kaldı bu sevdadan geriye...Şimdi gitmelerin ve bitmelerin mevsimi...Yüreğimi alıp gidiyorum ben de.Yalnızlığımı da yoldaş yapıyorum kendime...Nereye mi?Yağmurların hiç durmadan yağdığı en uzak sahillere...Belki , belki oralarda, bu sevdanın şahitleri, yağmura anlatırlar sevdamı, benim sana anlatamadıklarımı...
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:25 am |
|
Mesaj: #4  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
Kimseye belli etmiyorum savaşımı.
yokluğunla savaşmak görünmeyen bir düşmana kılıç sallamak gibi...
yoruluyorum, düşüyorum, tekrar kalkıyorum ama sensizliği yenmeyi başaramıyorum.
Hüzün işgalinde yüregim, çünkü sen yoksun,seni düşünmek var. yoklugun canımı öyle acıtıyorki, parça parça oluyor yüreğim. kalbimin parçalarını toplamaya çalışıyorum yerden. içimde kopan fırtınaları söyleyemiyorum.sessizleşiyorum. saatlerce bakıyorum seni götüren yollara... kimseye belli etmiyorum savaşımı. yokluğunla savaşmak görünmeyen bir düşmana kılıç sallamak gibi...yoruluyorum, düşüyorum, tekrar kalkıyorum ama sensizliği yenmeyi bşaramıyorum.
en büyük korkum bu sensizlik, korkularıyla yüzleşen insanalardan olamıyorum. çünkü sensiz olmayı yediremiyorum kendime. birkez kabullensem sanki o an çıkıp gidecekmişsin gibi gelir yüreğimden. oysa yanımda, hep yüreğimde taşıyorum seni. orada olduğunu bilmek yaşama, hayata tutunma gücü veriyor. korkularımla yüzleştimim anda o gücü kaybetmekten çekiniyorum.
gece uykularım kaçıyor. yanlızlığa isyan ederek dört duvar odayı sabaha kadar adımlıyorum. bakamadığım aynalar kırılıyor. binlerce parçası bedenime saplanıyor. bir sigara, bir sigara daha... dudaklarımda küfür lezzeti... dumanı savuştururken tavana sensizlik üzerime çığ gibi yıkılıyor. sonra hayaller gelip çörekleniyor üzerime. sen, sen ve yine sen
gözlerimi kapatıp dalıyorum sonsuz senli günlere, seni öperken soluğum kesiliyor. nefes alamıyorum sanki. sonra şiddetli bir yağmu başlıyor. sanki gökyüzü her damlasıyla sana olan sevgimi haykırıyor. seni seviyorum seni seviyorum, seni çok seviyorum diye.
bir hayalden bir hayale geçerken sabahı karşılıyorum. güneş penceremden içeri girerek gecenin kasvetini getiriyor. hayaller bir sonraki geceye kadar çekiliyor odamdan, gözlerimden. hayaller gözlerimden çekiliyor diye kızma sakın!!! çünkü benim günüm hep seninle başlayıp seninle bitiyor...
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:26 am |
|
Mesaj: #5  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
Bekleyişlere yüklemişsen aşkını, senin için en tanıdık sözcük 'yarın'dır...
Aslında o yoktur ve senin de beklemekten başka çaren yoktur. Bu yüzden yarın senin için hiç bitmeyen bir umuttur. O olmadan geçirdiğin hiçbir gün yaşanmış sayılmaz. Yaşamadığın günler eklendikçe birbirine, yarına olan özlemin daha da artar. Her gece gözlerini yarın olsun diye kaparsın, her gece o günü değil yarını düşünerek uyursun. Uyuyabilirsen tabii...
Gün ışığı varken daha çabuk geçer zaman. Gündüzdür, bir uğraşın vardır, o ve yarın yine aklındadır ama yolların, sokakların kalabalığında daha az hissedersin yalnızlığını. Ama gece... Kahrolası ge ce... Bir çöktü mü kentin üzerine geçmek bilmez saatler de seninledir artık. Ne yapsan olmaz, ne yapsan tüketemezsin dakikaları. Oysa senin istediğin bu gecenin de bir an önce bitmesi ve yarın olmasıdır. Bugün yoktu ya o, belki yarın olacaktır. Günlerdir beklediğin telefon belki yarın gelecektir.
Aylardır hasret kaldığın yüzünü belki yarın göreceksindir.
Kadehlere sığınarak ve kendini sarhoşluğun kollarına bırakarak bitirmek istersin geceyi. Yapamazsın çünkü içki seni uykuya değil yine yarınlı düşüncelere taşır. İki satır kitap okuyamazsın. Sözcükler çoktan anlamını yitirmiştir, anlamazsın. Belki bir iki şarkı daha çekilir kılar geceyi dersin ama dinlediğin her şarkı yine onu anlatır sana... Umudun
vardır ya içinde yarına dair, bir tek ona sarılırsın. Yüzünde beliren gülümsemeyle
kaparsın gözlerini. Zaten ne kalmıştır ki şurada yarın olmasına...
Sabahın ilk ışıkları yüzüne çarpar çarpmaz açarsın gözlerini. Heyecanla kalkarsın yataktan. Yarın olmuştur ya, geceki sıkıntıdan eser kalmamıştır.Telefonlarını kontrol edersin, arayan, not bırakan var mı diye... Yoktur...
Kapıyı dinlersin gelen var mı diye... Yoktur... Yine yalnızsındır işte ve bu duygu bir bıçak gibi keser yüreğini... İnce ince bir sızı hissetmeye başlarsın, tıpkı dün sabah hissettiğin gibi... Yarın bugün olmuştur ve senin önünde yine sadece yarın olmasını beklemekle geçecek bir gün daha vardır. Daha kaç gün geçecektir yarını bekleyerek bilinmez... Daha kaç gün geçecektir yaşanmadan bilinmez...
Bekleyişlere yüklemişsen aşkını ve yarını bekleyerek tüketiyorsan zamanını, bekleme... O yarın hiç gelmez.
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:26 am |
|
Mesaj: #6  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
 |
|
|
Ben iki kişilik yaşıyorum, sen bilmiyorsun...
İki kişilik uyuyorum, iki kişilik uyanıyorum... İki kişilik hazırlıyorum kahvaltıyı...
Gözlerimi kapatıp, ellerimi yüzünde gezdirmek, önce ellerime ezberletmek seni...
Seninle seyretmek yıldızları...
Seninle aramak düşlerimdeki o uzak, keşfedilmemiş yeri...
Pembe mercan kayalıklarını,kırmızı balıkları, sarı yosunların sardığı cam şeffaflığındaki deniz taşlarını, denizkızlarını...
Bir ucu bendeki gökkuşağının, diğer ucundaki o hazineyi...
Yüreğinde bir avuç toprak bulabilmek oralardan... Mucizelerinle silerken belleğimden korkularımı, yepyeni düşler kurmak seninle... Seninle yıkmak bütün duvarları...
Seninle açmak buz gibi demir kapıları... Güçsüz, savunmasız ve alabildiğince çocuk olmak seninle...
Sen konuşurken dinlemek saatlerce ve öpücükten virgüller kondurmak, yarım nefeslik duraklar vermek kelimelerinin arasına...
Derin uykulardayken seyretmek seni ve yüzünde gördüğüm o çocuk masumuyetine yüzümü sürmek... Seninle beklemek göçmen kuşları... Geldiklerinde seninle sevinmek ve seninle hüzünlenmek giderlerken...
Seninle kaybolmak bilmediğimiz bir şehirde...
Güzel bir kış şarkısını yeniden söylemek seninle...
Bütün tik-tak lardan uzak, dünya zamanının çok ötesinde bilinmeyen zamanları keşfetmek seninle...
Vücut dilinin kurduğu her cümlenin tek öznesi ve sebebi olmak... Hayatın an lardan ibaret olduğunu unutmadan....
Ben iki kişilik yaşıyorum, sen bilmiyorsun...
|
| |
|
 |
14 May 2008 11:27 am |
|
Mesaj: #8  |
| Yazar |
Mesaj |
KaLpsiZ
Kalbi Olmayan Adam
ÖleN BenDiM giDeNse SenDiN...
Kayıt: 11.09.2006
Üye no: 73
Mesaj: 503
Başlık: 239
Şehir: Karabük
15741 Aşk puanı
|


|
Ben iki kişilik yaşıyorum, sen bilmiyorsun...
bu kızı seviyorum..mütişsin senem' cim
|
| |
|
 |
14 May 2008 12:11 pm |
|
Mesaj: #9  |
| Yazar |
Mesaj |
fıstıkım_89
Aktif üye
(''v'')
Kayıt: 06.01.2007
Üye no: 321
Mesaj: 7806
Başlık: 27
Şehir: LanetLi $ehir..
4607 Aşk puanı
|


|
|
 |
15 May 2008 03:17 pm |
|
Mesaj: #10  |
|
|
 |
 |
 |
|
|
|