İşte o an
Susuyordu hala, gözü uzaklarda
İçimde çırpınışlar…
Sanki hükmümün sineme yazılmasını bekliyordum
O’ndan yılların alacağını alacaktım. Kelimelerim acımın hesabını soracaktı. Sitemim boğazına yapışacaktı.
Çığlık, çığlığa hesap günüydü bugün…
İçimdeki kangrenlerin hesabını soracaktım
Tek hamlede yıkacaktım benliğini,
Tek hamlede yerle bir edecektim yüreğini…
Ama susuyordu, gözü uzaklarda
İçimde çırpınışlar…
İdam sehpasının itilmesini bekler gibi bekliyordum…
O karanlık günlerin hesabını bir yudumda alacaktım. Yeminlerimin bağını çözümleyecektim. O ayak yalın çocukluğumu yok eden adam karşımdaydı, o masumluğumu aynalara hapseden adam, yüreğimi harabeye çeviren adam, yalnızlığımın yarım geçmişinin hesabını verecekti…
Boğazına yapışacak ‘ bu ıssızlığımı, bu sessizliğimi al benden, ver çocukluğumu bana…’ diye haykıracaktım, göz yaşlarımın tuzu üzerimdeyken…
O paramparça benliğimi birleştirmesini söyleyecektim. Ellerimin kırgınlıklarını aldıracaktım. Gidiş yollarımı yakan adam ‘ ver gemilerimi’ diyecektim.
Ama susuyordu gözü uzaklarda…
İçimde öfke, ruhumda düşmanlık…
İdam sehpamı çoktan çekmiş haberim yok.
Sineme çoktan hükmüm yazılmış…
Yağmur yağmaya başladı. Yağmur kokusu…
Islandı saçlarım;
‘ ey yağmur içimdeki son göz yaşlarımı da al!’